KKTC'nin Girne Limanı'ndan Mersin'in Taşucu Limanı'na gitmek üzere 30 Ağustos'ta hareket eden Filo Denizcilik şirketine ait yolcu gemisinin batmasına ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor. Girne Kaza Mahkemesi'nde 11'inci kez hakim huzuruna çıkarılan şirket direktörü, geminin birinci ve ikinci kaptanları, iki makinist ve dört mürettebattan oluşan 9 şüpheli hakkında 'tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme' suçlamasıyla yürütülen soruşturma sürüyor.

Mahkeme, sunulan bilgi ve delilleri değerlendirerek 9 şüphelinin tutukluluk sürelerinin 7 gün daha uzatılmasına karar verdi. Duruşmada soruşturmanın son durumuna ilişkin bilgi veren polis, geminin kara kutusu olarak bilinen Seyir Veri Kayıt Cihazı'ndaki (VDR) toplam 68 günlük ses kaydının 59 günlük bölümünün incelendiğini açıkladı.

Geriye kalan 9 günlük kaydın uzmanlar tarafından çözümlenmeye devam edildiğini belirten polis, çalışmaların yaklaşık bir hafta içerisinde tamamlanmasının beklendiğini bildirdi. Soruşturma kapsamında Türkiye'deki Türk Loydu kuruluşundan talep edilen teknik belgelerin de ulaştığı, söz konusu belgelerin mevcut deliller ve kayıtlarla karşılaştırılarak değerlendirileceği kaydedildi.

Duruşmada şüphelilerin avukatı, kazanın meydana geldiği 30 Ağustos tarihinde geminin VDR cihazının çalışır durumda olduğunu ileri sürdü. Polis ise bu iddiayı reddederek soruşturmanın henüz tamamlanmadığını belirtti ve şüphelilerin 7 gün daha tutuklu kalmasını talep etti.

Kazada yakınlarını kaybeden aileler sabah saatlerinden itibaren Girne Kaza Mahkemesi önünde toplandı. Sorumluların adalet önünde hesap vermesini isteyen aileler, soruşturmanın bütün yönleriyle aydınlatılması çağrısında bulundu.

Kazada hayatını kaybeden 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Özgür Gönül'ün babası Gökmen Gönül, kendilerine teslim edilen cenazenin oğluna ait olmadığını iddia ederek yeniden DNA incelemesi yapılmasını istedi. Gönül'ün, Türkiye'de defnedilen cenazenin mezarının açılması amacıyla fethi kabir başvurusunda bulunduğu öğrenildi.

İddialar üzerine KKTC Sağlık Bakanlığı tarafından açıklamada, denizden çıkarılan cenazelerin kimliklerinin DNA incelemeleri ve ailelerden alınan örneklerle yapılan eşleştirmeler sonucunda belirlendiği bildirildi. Çalışmaların Türkiye Adli Tıp Kurumu ile iş birliği içerisinde yürütüldüğünü belirten bakanlık, ailenin dile getirdiği şüphenin araştırıldığını, Türkiye'deki adli sürecin takip edildiğini ve gerekli bilgi ve belgelerin yetkili makamlara sunulacağını açıkladı.