Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi ve Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan, bir etkinlik alanında düzenlenen New York İklim Haftası'nın açılış etkinliğine katıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sıfır Atık Vakfı etkinliğin ana sponsorları arasında yer aldı.

Emine Erdoğan'ı etkinlik alanına gelişinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Climate Group CEO’su Helen Clarkson, Yönetim Kurulu Kıdemli Üyesi Emma Cox ve diğer yetkililer karşıladı.

Konuşmasına Türk halkının sevgi ve saygılarını ileterek başlayan Erdoğan, etkinliği düzenleyenlere misafirperverlikleri için teşekkür etti. İklim değişikliğinin, insan faaliyetlerinin yeryüzünde bıraktığı ağır yükün en görünür sonuçlarından biri olduğunu belirten Erdoğan, fosil yakıtlar, sanayi süreçleri ve yüksek emisyonların yanı sıra sınırsız tüketim talebine de dikkat çekti.

İklim değişikliğinin, insanın manevi ikliminin değişmesinin bir sonucu olduğuna işaret eden Erdoğan, 1950'lerden bu yana dünyada üretilen yaklaşık 9, 2 milyar ton plastiğin 7 milyar tonunun atığa dönüştüğünü ifade etti. Erdoğan, atıklarla birlikte alışkanlıklardaki aşırılıkların azaltılması, sistemlerle birlikte zihniyetin de değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Sıfır Atık hareketinin bu anlayıştan doğduğunu belirten Erdoğan, hareketin tüketim ve israfın hayatın olağan parçası haline geldiği çağda, sınırları ve sorumluluğu hatırlatan ahlaki bir duruş olarak ortaya çıktığını kaydetti.

Erdoğan, 2017 yılında Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde başlatılan sıfır atık uygulamalarının kısa sürede okullara, hastanelere, belediyelere, kamu kurumlarına ve hanelere yayıldığını söyledi. O dönem yüzde 13 olan geri kazanım oranının bugün yüzde 37'nin üzerine çıktığını belirten Erdoğan, “Sıfır Atık hareketi, iklim krizi karşısında bireyi çaresiz bir gözlemci olmaktan çıkarıp çözümün baş aktörü haline getirmiştir. Küçük görünen davranış değişikliklerinin, yaygınlaştığında toplumsal bir kültüre; doğru politikalarla desteklendiğinde ise kalıcı bir sisteme dönüşebildiğini kanıtlamıştır” dedi.

Bu yaklaşımın devletlerin ve şirketlerin sorumluluğunu azaltmayacağını, büyütüp tarif edeceğini bildiren Erdoğan; insanların doğru tercihini kolaylaştıracak altyapının kurulması, ürünlerin daha uzun ömürlü, onarılabilir ve yeniden kullanılabilir tasarlanması, döngüsel üretimi mümkün kılacak teknolojilerin geliştirilmesi ve uluslararası işbirliği tesis edilmesinin ortak sorumluluk olduğunu ifade etti.

Erdoğan, BM Genel Kurulu'na 2022'de sundukları Sıfır Atık kararının geniş uluslararası destekle kabul edildiğini, 30 Mart'ın Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edildiğini ve BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu'nun kurulduğunu anımsattı. Kasım ayında Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31'de Sıfır Atık yaklaşımının iklim eyleminin güçlü araçlarından biri olarak ele alınmasını önemsediklerini belirtti.